azotlu gübreler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
azotlu gübreler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2014 Cumartesi

GÜBRELERİN VERİLME ŞEKLİ

Gübreler genellikle EL veya MAKİNE ile toprağın üstüne SERPİLEREK verilmekte ya da tohum veya bitkiden belirli uzaklıklarda olmak üzere çizgi halindeki bir BANDA veya bitki etrafındaki OCAĞA verilmektedir.
A. Serpme Usulü gübreleme:
Gübre, ya ekimden önce toprak yüzeyine serpildikten sonra belirli toprak işleme aletleri ile toprağa gömülür ve sonra ekim yapılır ya da ekimden hemen önce toprak yüzeyine serpilen gübre ekim işlemi ile toprakla karıştırılır.
Birçok hallerde ekimden sonra da serpme usulü ile gübre tatbik edilmektedir. Bazı bitkilere ihtiyaçları olan gübrenin tamamı bir defada ekimden önce veya ekim esnasında verilmeyip, gübrenin bir kısmı ekimde bir kısmı da bitkinin belirli bir büyüme döneminde verilmekte ve böylece gübreden daha çok yararlanılmaktadır.
Tarlada bitki varken yapılan bu ikinci gübreleme serpme usulü ile yapıldığı gibi gübre serpicisi gibi aletlerle de yapılabilir. Bitki büyümeye başladıktan sonra verilen gübreler genellikle AZOTLU ve özellikle NİTRATLI gübrelerdir. Fosforlu gübreler bitki büyüdükten sonra serpme olarak verilmemeli; Fosforlu gübreler ekimden hemen önce veya ekim sırasında tohum derinliğine gömülmelidir.
B. Bant usulü gübreleme:
Bant usulü gübreleme genellikle mibzerle yapılmakta ise de bazı hallerde pulluk ve hatta çapa gibi basit aletler kullanılmaktadır. Gerek yurdumuzda ve gerekse diğer ülkelerde yapılan birçok araştırma, gübrelerin bant halinde verilmesinin daha yararlı olduğunu göstermektedir. Gübre banda verildiği zaman gene bitkinin henüz fazla gelişmemiş olan kökleri bitki yanındaki bu gübreden kolaylıkla yararlanmakta ve daha çabuk büyümektedir.
Banta verilen gübrenin içindeki bitki besin maddesi özellikle fosfor bitkiye faydalılığını daha uzun bir süre devam ettirmektedir. Serpme olarak verilen gübredeki fosfor ise kısa bir sürede topraktaki kireç ve diğer maddelerle birleşerek bitkinin hemen yararlanamayacağı veya zorlukla yararlanacağı bir yapıya dönüşürler. Bu nedenle de bitki banda verilen gübreden daha çok yararlanmaktadır. Bitki banda verilen gübreden serpmeye oranla % 15-% 10 daha çok yararlanabilmektedir.

19 Aralık 2011 Pazartesi

Gübrelemenin Kuralları

Bitkilerin beslenmeleri için gerekli olan bitki besin maddelerinin başında AZOT, FOSFOR ve POTASYUM gelir. Bunlar bitkilerin ençok ihtiyaç duydukları besin maddeleri olup, tarım topraklarında da genellikle yeteri kadar bulunmamaktadır.

Gerek ürünler beslenmek için gerekse toprak içinde sızan sular önemli miktarda besin maddelerini topraktan uzaklaştırır. Bunun sonucu topraklar fakir düşer, bitkiler yeterince besleyemez hale gelir. Bu nedenlerle aynı topraktan sürekli bir şekilde iyi ürün almak için o toprağa eksik olan bitki besin maddelerinin verilmesi gerekir. Buda gübreleme ile olur.

Gübrelerden (sığır gübresi, koyun gübresi, hayvansal gübre, çim ekimi)en iyi şekilde yararlanabilmek için gübrenin toprağa verilme zaman ve şekline dikkat etmek gerekir. Sadece kullanılacak gübrenin çeşidi ve miktarını bilmekle iş bitmez. Gübreden beklenen yararın sağlanabilmesi için gübrenin EN UYGUN ZAMAN ve EN DOĞRU bir şekilde toprağa verilmesi gerekir

Mikrobiyolojik Gübreleme

Bitkisel ve hayvansal besinlerin kaynağı topraktır. Toprağın verim gücü ise içindeki besin maddelerinin yeteri miktarda bulunmasına bağlıdır. Eğer verimli bir toprak istiyorsak topraktaki eksik besin maddelerini gübrelemek suretiyle tamamlamamız gerekir.

Bu besin maddelerinin başında azot gelir. Azot ürün verimine etki eden en önemli besin maddesidir. bu nedenle dünyada azotlu gübrelerin üretimi ve tüketimi diğer besin maddelerini taşıyan gübrelerden daha çoktur. Azotlu gübreler en çok üretilip ençok tüketilmesine rağmen bitkilerin topraktan aldıkları azot besin maddelerini karşılamaktan uzaktır. hayvansal gübre, çim ekimi, sığır gübresi, koyun gübresi ; İşte toprakta eksik kalan azot besin maddesini havada bulunan serbest azotun toprağa kazandırılması ile karşılayabiliriz. Biz bu havadaki serbest azotun toprağa kazandırılmasına biyolojik azot tesbiti diyoruz.

Bu yolla; yani havadaki azotun tespit edilmesiyle dünyadaki azot kazancının 90 milyon ton olduğu tahmin edilmektedir.